Kara Hayal Rıhtım’ı Üzgünce Sunar:

Kuşlar Nerede Ölürse


Akşamüstü

Akşamüstünün eşsiz melodisi sarmalasın bedenimi
Gökkuşağının kırdığı renklerle dolu kubbelerden gelen.
Batan güneşin ışıkları ruhumda doğsun,
Kemerli yoldan hayatın boğazına bakarken
Ne kadar boş olduğu yüzüme damlacıklarla vursun.
Bunlar, erişemediğim duyguların gözyaşları olsun.

Şimdi yüksek köprüde duruyorum, güneş henüz batmamış:
Sanki soğuk bir kışın öğlen güneşi, parlak ve buğulu,
Telaşlı ve kalabalık, derken işte o müzik
Sallıyor köprüyü, kederlerden yapılmış uğultu.
Ahulu karanlık düşüyor denize, deniz ise dönüyor bir aynaya
Köprüden baktığım mutlak karanlığa
Ben gözükmüyorum.

Şehrin tepelerinde dar sokaklar ve apartmanlar
İçiyorlar göğün karartısını, akşamüstünün isini soluyorlar bacalardan;
Köpeğin havlaması, ıslak caddedeki araba kornaları,
Melankolikleşiyor ezanın sesi bilinmeyen uzak diyarlardan geldiğinde,
Rüzgâr nedensiz yere içimi ürperttiğinde,
Duygularımın altın buklelerini savurmadığında, onlara gem vurduğunda.

Ve bu şehir gönlüme benziyor akşamüstünde;
Dar sokaklar arasında hüzün sıkışmış
Yağmurlu caddenin yansımaları elemle dolu.

2006

Hiç yorum yok:

Kuşlar Nerede Ölürse

Rıhtım rüzgarında iki yeni şiir eşliğinde yeni bir hikaye savruluyor.

Kuşlar Nerede Ölürse, ve rıhtım sessizliğe bürünüyor.

Ekim 2007

Rıhtımda Yabancı

...Yabancının ayak sesleri bu uzak, unutulmuş rıhtımın taşlarında yankılanıyor. Yabancı yalnız. Soğuk havayı soluyor, tütün dumanı gibi çekiyor ciğerlerine derin derin. Rıhtım ışıkları sırayla dizilmişler, donukça yanıyorlar, seyretmek keder veriyor. Deniz bezgince ıssız iskelenin ayaklarını okşuyor. Katran renkli ahşap gıcırdıyor. Yabancı iskelenin ucunda, kıpırtısız. Rüzgar uğulduyor.

Berrak ve serin gecelerde ve puslu öğlenlerde ben de durdum orada. Denizden esen rüzgarı içime çektim, kahverengi bir sobanın ısıttığı rıhtım kahvesinden gelen kahve kokusu eşlik etti rüzgara. Deniz ötelere uzanıyordu. Cezbedici, kederli, durgun deniz... Başka nerede, nereye bakarken hayal kurabilirdim ki?

Şimdi yabancı duruyor iskelenin ucunda. Kara Hayal Rıhtımı'nda, denizin bir zamanlar bana fısıldamış olduğu hikayelerle beraber, ve tamamen tek başına...

***


Kara Hayal Rıhtımı'nın, bu kişisel hikaye ve şiir sitesinin beğenilmesi dileğiyle...


A. Erman Kulunyar

Şubat 2007

Sitede bulunan tüm yazıların ve resimlerin hakları sahiplerine aittir, çalan çırpan hunharca lanetlenecektir. Yazıları en iyi niyetlerimle sunsam da elimden gelenin en iyisi kesinlikle bu değildir. Hikayeleri istediğiniz şekilde bilgisayarınıza indirebilir, word’de daha okunaklı bir hale sokabilirsiniz.